Batu Incecay Rotating Header Image

Pier 39

Kışın Amerika

Bundan 5 yıl önce Amerika’ya çalışmak için gitmiş ve New York’u santim santim gezmiştim. Bugüne kadar neden hiç bu seyahatimi yazmadım? Gerçekten güzel bir soru. Sanırım bir ara bulduğumda arşivden fotoğrafları çıkartıp bir yazı dizisine başlamakta yarar var. Bu yazımda ise bu kış (2014 kışı) Amerika seyahatinde yaşadıklarımı anlatmaya çalışacağım.

Amerika’ya Mart’ta gittiğimi söylediğimde ilk itirazın Mart kış değil ki olacağını biliyorum; ancak gerçekten kıştı. İnanmayan araştırabilir. 2014 yılı New York’un en soğuk geçen kışlarından biriydi ve muhtemelen küresel ısınmanın (ya da soğumanın) etkisi ile Mart ayı bile oldukça soğuk geçti. Biz New York’ta iken hava sıcaklığı ortalama -5 derece ve her taraf karlıydı. Hatta kar fırtınası nedeniyle San Jose uçuşumuz iptal edildi ve ufak bir çilenin ardından ertesi gün uçabildik.

Gelelim kışın New York’a… Ben yazını da görmüş biri olarak; tavsiyem New York’u yazın gezmeniz. Şahsi görüşüm kışın New York’un en güzel yanı Central Park. Yürüyüş yolları temizlenmiş; ancak etrafta çok güzel beyaz bir örtü var. Fotoğraflarda da görülebileceği gibi Central Park içindeki göl donmuş. Muhteşem bir kar manzarası ile biraz üşüyüp titreyerek Central Park’ta dolaşmak oldukça keyifli. CentralPark Kışın New York’ta olmanın diğer bir zor yanı da müze gezmek. Müzelerin içi oldukça sıcak; ancak siz dışarda titrememek için kat kat giyinmişsiniz, müzeye giriyorsunuz ve mecburen üstünüzdekileri çıkartacaksınız. Bu durumda da elleriniz dolu olduğundan hem terliyor, hem gezemiyor hem de çok zor fotoğraf çekebiliyorsunuz. Empire State’in üstüne çıkmayı hayal bile etmeyin; çünkü yaz sıcağında bile tepesi 5 derecelerde oluyor! Bu kadar anlattım hava soğuk, etraf karlı diye; ancak bir gözlemimizi de belirmeliyiz. Sadece Central Park’ta değil şehrin her yerinde kısa şort ve tayt üstü kar kulaklığı ile koşan insanlar görmek mümkün. Sanırım spor aşkı böyle bir şey.

New York’ta iki gün kalıp eğitim için San Jose’ye uçmamız gerekiyordu; ancak Amerika’da iç hatlar uçmanın bir işkence olduğunu duymuştum. Gerçekten de öyle oldu. Diyeceksiniz ki kar fırtınası var insanlar ne yapsın. Sorun fırtına değil; insanların size yaklaşımları ve davranışları. Neyse ki vardiya değişimi sonrası daha sıcak bir personel bize havayolu firması tarafından karşılanmak üzere kalacak yer ayarladı. Bir gece konaklamamızın ardından tam bir gün gecikme ile San Jose’ye inebildik. San Jose’ye geç varmak San Francisco için ayırdığımız bir güne mal olsa da yapacak bir şey yoktu.

Bu kadar kar fırtınasının ardından San Jose’ye indikten sonra hiç beklemediğimiz bir hava bizi karşıladı. Dile kolay uçak ile altı saat yGolden Gateol geldik ve tam bir bahar havası var. New York’ta kat kat palto ile gezerken San Jose’de yarım kollular ile gezip eğitime katıldık. Silikon vadisi oldukça yeşil ve sessiz bir yer. O kadar işyerinin kalabalığı ve telaşını beklerken biz oldukça şaşırdık. Öğlen restoranlar biraz kalabalık, akşam da San Francisco yolu bizim köprü trafiği gibi =) Eee buraya kadar gelmişken San Francisco’ya gitmeden olmaz. San Francisco’ya eğitim ve trafik nedeniyle hava karardıktan sonra gidebildik. Gezmeye pek vaktimiz olmadığından tavsiye ile Pier 39’a geldik. Pier 39’daki dükkanları dolaşıp orada yemek yedik. Ardından da karanlıkta Alcatraz manzarasıarabacık eşliğinde (bize göre) denizaslanlarının seslerini dinledik. San Francisco’nun o meşhur engebeli sokaklarında arabacığımız ile dolaşıp Golden Gate köprüsünden geçtik. Golden Gate’i gündüz görüp fotoğraf çektirmeye vaktimiz olmadı; ancak köprü gece de oldukça keyifliydi.

Kışın Amerika notlarım bu şekilde. Karda Central Park ve hangi mevsim olursa olsun Golden Gate Köprüsünü görmekte yarar var. Son olarak dönüşümüz Los Angeles’tan olduğundan San Jose-Los Angeles arasında o meşhur dağdaki Hollywood yazısını görebildik. Bakalım siz görebilecek misiniz =)Hollywood