Mühendislik Tercihlerine Dikkat – Batu Incecay
Batu Incecay Rotating Header Image

Mühendislik Tercihlerine Dikkat

Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümündeki lisans hayatı benim için sona erdi. Buradaki tecrübelerimden hareketle yeni tercih yapacaklara gördüğüm birkaç tecrübeyi anlatmak isterim. Öyle sakın burayı seçmeyin veya mutlaka burayı seçin deme lüksünü kendimde bulmuyorum. Bu yazıyı sadece bir abi tavsiyesi olarak görebilirsiniz. Bu yazıda sadece bilgisayar değil genel olarak bir mühendislik bölümü isteyenlere ulaşmak istiyorum.

İlk tavsiyem: Tıp fakültesi olan bir üniversitede mühendislik okuyacaksanız lütfen 4-5 defa düşünün. Söyleyeceklerim genel olarak devlet üniversiteleri için. Mutlaka istisnaları vardır. Belki genelleme yapmam doğru değil; ancak gözlemlerimden yola çıkarak biraz kafanızı netleştirmek istiyorum. Eğer tercih yapacağınız üniversitede tıp fakültesi varsa rektörünüz %95 tıpçıdır. Konuyu aslında rektöre bağlamak doğru değil. Rektör başka bir fakülteden olsa bile okula en çok gelir getiren yer kuşkusuz üniversite hastanesidir. Bu nedenle de doğal olarak tüm yatırımlar tıp fakültesini yapılır. Hele Ege’de sonuna kadar!

Siz bir araştırma yapmak istediğinizde size ayrılan bir bütçe maalesef yoktur. Bütçenin çoğu bazen de tamamı tıp fakültesi içindir. Hastane ne kadar iyi olursa o kadar çok müşteri pardon hasta gelir. Biraz latife ettiğim söylenebilir; ancak sözlerimde gerçeklik payı da var. Siz kendinizi rektörün yerine koyun. Siz ne yapardınız? Ben kendimi düşündüğümde, 4 yıl boyunca acısını çekmiş olsam da ben de aynısını yapardım. Belki diğer fakültelere ayırdığım miktar biraz daha fazla olur ama yine en büyük payı tıp fakültesine ayırırdım. İşte bu nedenle de tıp fakültesi olmayan bir üniversitede okusaydım dileğimle geçti 4 yıl. İTÜ’de, ODTÜ’de birçok arkadaşım var. Hepsi istedikleri araştırmaları yapabiliyorlar. (Belki tam istedikleri değildir; ancak tıp fakültesi olan bir üniversite ile kıyaslanamaz.) Ben kendi şehrini seven bir insan olarak İzmir’de okumak istemiştim. Biraz uzak diye İzmir Yükse Teknoloji Enstitüsünü hiç düşünmemiştim. Şimdi üzülmüyor değilim. Teknokentleri var. Birçok olanakları var.

Teknokent demişken. Mühendislik tercihi yapacakların teknokente dikkat etmesini öneririm. Teknokent demek çalışma olanağı demek, iş tecrübesi demek. Her şey bir yana pratik bilgi demek. Teorik bilgi ne kadar iyi olursa olsun pratik olmazsa olmaz. Bu nedenle eğer üniversitenin teknokenti varsa oldukça şanslısınız. Stajınızı orada yapabilir, yarı zamanlı çalışma olanağı bulabilir, tezlerinizi firmalar ile yapabilir veya firmalar ile ortak projeler üretebilirsiniz. Hatta ödevlerinizi bile sanayi odaklı yapabilirsiniz. Bu imkanlar teknokenti olmayan üniversitelerde de olabilir; ancak teknokentteki kadar çok olanak ve fırsat olur mu bence tartışılır.

Biraz Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünden bahsedeyim. Ege Bilgisayar’da bölüm bütçesi maalesef yok gibi. Eskiden kurs açılarak bölüme gelir sağlanıyormuş, artık o da yok. O nedenle de açın bakın Ege Bilgisayar’da bir tane patent yok. Diyeceksiniz bilgisayarda zaten patent zor. O zaman bir yenilik, bir araştırma… Ne bileyim bir robot veya kendi kendine giden arama… Hiç biri yok. (Yaşar Kemal’in Demirciler Çarşısı Cinayeti romanında dediği gibi “O güzel atlara bindiler çekip gittiler…”) TÜBİTAK, KOSGEB ve benzeri destekler olmasa hiçbir çalışma, araştırma, proje yok! Sadece bazı hocaların bireysel çabaları var. İyi varlar.

Yeri gelmişken. Ege’de tıp fakültesinin bahçesine fıskiyeli havuz yapıldı. Biz bahçemize oturmak için bank istediğimizde bütçe yoktu. Sadece bu değil hastanenin önündeki çiçekler her baharda yenileniyor. Bizim bahçede çiçek var mı? Varsa ben görmedim. Bunlar çok önemsiz konular ama bir cümle ile değinmek istedim.

Mutlaka soruyorsunuz her şey bu kadar kötü mü? Değil tabii ki… Ege Bilgisayar için konuşmam gerekirse piyasada oldukça talep gören bir bölümüz. Mezunlarımızdan işsiz kalan kendi istekleri dışında yok gibi. Belki dünyanın en iyi yerleri değil; ama ekmek var. Şimdilik bölümün adı var. Bu nedenle biz mezunlar oldukça tutuluyor ve kolaylıkla iş bulabiliyoruz. Yani her şeye rağmen “nefes alıyorsak umut var demektir”.

Çok can sıkmadan dilim döndüğünce gördüklerimi anlatmak istedim. Bu nedenlerle lütfen tercih yaparken bir kere daha düşünün. İstediğiniz bölümü arayın, kariyer günlerine gidin, netten okuyun ne yaparsanız yapın ama SORUN. Geçen yıl kaç proje yaptınız? Projeler üniversiteden ne kadar destek aldı? Öğrencileri araştırmaya teşvik etmek için ne yapıyorsunuz? Pişman olmayacağınız tercihler yapmanız dileğiyle başarılar.