Batu Incecay Rotating Header Image

Mart, 2016:

Ve Şampiyon Kaf Sin Kaf!

İşten ayrılma, askerlik, asker dönüşü, işe başlama derken neredeyse 1 sene geçmiş olacak şampiyonluğun üstünden. Hiç biri bahane olamaz tabii ama sonuçta uzunca bir süre yazamadım. Hatta yazmayı isteyip bekleyen o kadar da çok şey var ki. Her şey bir yana bu şampiyonluğu yazmasam olmaz.

Şampiyonluk Ciddi Bir İştir

Şampiyonluk Ciddi Bir İştir

Üstünden 1 yıl geçse de hatta 10 yıl geçse de mutlaka yazmalıyım.

 

Bir Karşıyakalı olarak basketbolun benim için ne kadar önemli olduğunu daha önceki yazımda belirtmiştim; hatta o maçta o kadar kızmıştım ki ağzımdan “daha da olsa gelmem” cümlesi de çıkmıştı. Öyle de oldu. İki yılı biraz aşkın bir süredir maça gitmedim. İstanbul’a taşınmamın etkisi ile de maçları sadece televizyondan izler oldum. Hatta Karşıyakam İstanbul’a geldiğinde bile oralı olmadım. Ta ki 2014-2015 sezonu şampiyonluk maçına kadar.

Babam ve Karşıyakalı büyüklerimiz hep anlatır 1987 şampiyonluğunu. Malum ben doğmamış olduğumdan göremedim; ama o gün bu gündür hep şampiyondur Karşıyaka bizim için. Ayrıca biz şampiyon olmasa da kupalar almasa da yürekten severiz Karşıyaka’yı!

Burası Karşıyaka Ooooley

Burası Karşıyaka Ooooley

Pınar Karşıyaka geçirdiği müthiş bir sezondan sonra play-off serisinde Fenerbahçe Ülker’i eleyip finalde Anadolu Efes ile eşleşmişti. Kesinlikle kolay olmayacaktı, hatta sezon başında Kaf Kaf şampiyon olacak deseler inanmazdım bile; ama Fenerbahçe Ülker maçından sonra inanmıştım. Anadolu Efes ile olan final serisi 3-1’e geldiğinde artık maça gitmemek olmazdı. Şampiyon takımı tribünden izlememek olmazdı. Çekincelerim yok değildi; acaba kupayı İstanbul’da kazanmak yerine 6.maça yani İzmir’e bırakırlar mı diye endişeliydim. Yine de orada olmalıydım. Biletler satışa çıktığı anda biletimi aldım. Her şey hazırdı. 19 Haziran 2015 akşamı iş çıkışı Abdi İpekçi Arena’nın yolunu tuttum. Altımda iş pantolonu üstümde Karşıyaka forması. Abdi İpekçi’ye geldiğimde şampiyon olacağımıza kesinlikle inanmıştım. Salona girmek zordu. İzmir’den 22 otobüslerle gelen taraftarın bir çoğunda bilet yoktu; ama önemli değildi. Anadolu Efes bu maç için üyelik kartı zorunluluğu getirmemiş olsa salonda 4bin kişi değil 10bin kişi olurduk kesin.

Kupa Karşıyakamın

 Kupa Karşıyakamın

Ve maç… Basketbol karşılaşmaları öncesi futbol karşılaşmalarında olduğu gibi milli marş okunmaz;

Kupa Taraftarla Buluşuyor

     Kupa Taraftarla Buluşuyor

Pınar Karşıya maçları hariç! Karşıya maçlarında bir klasiktir: Hava atışı yapılmadan hemen önce Karşıyaka taraftarı hep bir ağızdan milli marşımızı söyler. Bu maçta da gelenek değişmedi; marş ardından atılan sloganlara Anadolu Efes taraftarı alkışlarla karşılık verdi. Maç boyu

Gözükmesem de Kupa Selfiesi

   Gözükmesem de Kupa Selfiesi

bizim tezahüratlarımız duyuldu. Zaten Anadolu Efes seyircisi bizden sayıca çok azdı. Zaman zaman salonda yapılan yayınlar ile bizi bastırmaya çalıştırsalar da başarılı olamadılar. Başları çekişmeli geçse de son çeyrek şampiyon takımı seyrediyorduk. Karşıyakalı olmak başka bir şey, taraftar olmak başka bir şey. O an yaşadığım mutluluk bir taraftarın şampiyon olan takımı için duyduğu mutluluk değildi; kanım, içim mutluydu doğduğum yer memleketim, kalemiz, kutsal topraklarımız şampiyondu. Karşıyaka şampiyondu. Hem de öyle şansla mansla şampiyon değildi. Play-off’un en güçlü tarafından gelip tüm rakiplerini yenerek şampiyondu.

Kaf Kaf Kaf Sin Sin Sin Kaf Sin Kaf Sin Kaf.