Batu Incecay Rotating Header Image

Ocak, 2013:

MSP Lead

2012’nin Şubat ayında buradaki yazımda MSP seçildiğimi söylemiş ve MSP programından bahsetmiştim. Bu yıl MSP programı biraz değişti. Microsoft tarafından seçilen öğrencilere verilen MSP unvanı bu yıl itibariyle üçe ayrıldı. Programda MSP Lead, MSP ve MSP Candidate olmak üzere üç farklı unvan geldi. Bu değişiklik ile MSP programındaki toplam öğrenci sayısı da 100’ün üstüne çıktı. Programı biraz daha detaylı anlatmak gerekirse MSP Candidate’ler üç aylık bir süreç için seçiliyorlar. Bu üç aylık süreç sonunda çeşitli açılardan değerlendirilerek MSP’liğe geçme şansını yakalıyorlar. MSP’ler ise tek MSP unvanı olan zamanla aynı statüye sahipler. Bir diğer yenilik MSP Lead’ler. MSP Lead’ler 2012-2013’ün ilk dönemi için Türkiye’de 11 kişi olup MSP ve Candidate’lere liderlik etme görevindeler. MSP programı ile ilgili detaylı bilgi için https://www.facebook.com/mskampus/app_375405175877570 adresinden yararlanabilirsiz.

İşte bu yeni yapılanma da ben de Türkiye’deki 11 MSP Lead’den birisi oldum. 2012’nin Ekim ayından beri bu unvana sahip oldum. Bu süreç içerisinde Windows Phone markette yer alan uygulamalarımın sayısı 10’u buldu. Bu uygulamalarımdan bir tanesi de 10000 indirme sayısını aştı (CapitalQuiz uygulamam). Malum son senenin ve tezin ağırlığından çok uygulama yazamasam da yaptığım etkinlikler ile Microsoft teknolojilerini elimden geldiği kadar anlatmaya çalışıyorum. Bunun yanında üç tane MSP Lead arkadaşım ile Windows Phone konusunda Imagine Cup’a katılıyoruz. Ayrıca ben de bireysel olarak Imagine Cup’ta ilk kez yer alan Akıl Oyunları (Brain Games) alanında elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Imagine cup hakkında daha detaylı bilgiyi ve yeni alanları görmek için resmi siteye buradan ulaşabilirsiniz.

Çok fazla uygulama yazamadığımı söyledim; ancak uygulama yazamasam da uygulama yazdırmak için elimden geleni yapıyorum. MSP Lead Tahsin Kasap arkadaşım ile birlikte Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde 22 Aralık 2012 tarihinde Windows Phone Night düzenledik. Bu etkinlikte katılımcı arkadaşların yazdığı tam 42 tane Windows Phone uygulamasını markete gönderdik. Şu anda yayınlanıp 2000 indirme sayısını aşanlar var. Bireysel olarak uygulama yazamasam da yaptığımız etkinliklerde birçok güzel uygulamanın yazılmış olması beni çok mutlu ediyor.

Etkinliklerim elimden geldiği kadar devam edecek ve elimden geldiği kadar bu unvana layık olmaya çalışacağım. Bu süreçte her zaman yanımda olan ve bana bu unvanı layık gören Microsoft Akademik Programlar Yöneticisi Dr. Mustafa Kasap’a teşekkür ederim.

Bye Bye Lance

Benim yol bisikletini sevmemde teyzemden sonra en önemli isim şüphesiz Lance Armstrong’tur. Lance Armstrong’un 7 şampiyonluğunu çok az etap kaçırarak, otlara daldığında nefesimi tutarak ve her tırmanışta sanki at yarışı izler gibi “hadi be oğlum” diyerek izledim. 2009 yılında yani o müthiş geri dönüşünde ise yurt dışında gezentilerde olduğumdan saat farkından etapları canlı izleyemedi; ancak her gün sonuçları internetten heyecanla kontrol ettim. Geri dönüş yılında 8. kez kazanma şansı varken takım arkadaşı Alberto Contador’un onun kazanmasına izin vermeyip (tabii ki bu bana göre bir düşünce, Contador’un sonuna kadar hakkı olabilir ve hatta Lance ona haksızlık etmiş bile olabilir; ama gönül bu işte) 3. bitirmesine neden olmasına o kadar üzüldüm ki Contador’u bu nedenle oldum olası sevemedim. O sadece benim için değil bir çok kişi için bir efsaneydi. Dile kolay doktorların bir daha bisiklete binemeyeceksin dediği durumdan kanseri yenip 7 kez dünyanın en zor bisiklet turu olarak görülen Fransa Bisiklet Turu’nda üst üste 7 kez zafere ulaşmıştı.

Her başarıyı gölgelemeye çalışanlar olur. Lance hakkında da doping dedikodular her zaman vardı ve o bunları kesin bir dille reddediyordu. Ben belki de o çok kişinin söylediği cümleyi söylüyorum: Bu kadar doping testine giren birisi nasıl olur da hiç birinde yakalanmazdı. İşte tam da bu nedenle bir an bile inanmadım Lance’in doping yaptığına. Belki de tarihin en çok doping kontrolüne giren isimlerinden bir tanesi… Yok yok bu imkansız, olamaz!

Yıl gelip 2012 olduğunda her şey bir anda yıkılmıştı. Lance Armstrong artık savunma yapmaktan yorulduğunu ve mahkemede kendini savunmayacağını söylemişti. Bu durumda Lance suçlu bulunmuş ve USADA (Amerikan Anti Doping Ajansı) tarafından 7 Fransa Bisiklet Turu şampiyonluğu, kazandığı sayısız etap ve her şey elinden alınmıştı. Daha sonra UCI tarafından da bu karar onanmış ve resmilik kazanmıştı. Yazılan, çizilen bir çok şey vardı, bir çok kanıt olduğu… Ne yalan söyleyeyim hiç birini açıp okumadım. Öyle fanatiklik falan değil; ama tarihe ismi yazılmış bir efsanenin doping yaptığına inanmak istemiyordum. Çok sevdiğim bisiklet sporuna olan güvenimi kaybetmek istemiyordum. Vee işte son nokta Lance Armstrong ekranlar karşısında açıklamasını yaptı. Kazandığı tüm şampiyonluklarında doping yaptığını itiraf etti. Üstüne konuşmaya gerek yok.

Lance sonrası yol bisikletinde kendimi kimseye yakın göremedim. Man Adalı sprinter Cavendish beni sprint etaplarında heyecanlandırsa da dağlar benim için uzun yokuşlardı sadece. Belki 2012 Fransa Bisiklet Turu performansı nedeniyle Chris Froome’a ısınmaya başlasam da; ataklarda o Lance’in (dopingli!) performansını göremiyor ya da görmek istemiyordum. Lance’in yaptığı bu açıklamalar gerçekten bir dönüm noktası. Zaman Lance’i geride bırakma zamanı ve zaman yeni şampiyonlar görme zamanı =) Benim için Fransa Bisiklet Turu 2013, 100. kez başlayacak o tur, yol bisikletine verdiğim yeni bir şans olacak.

Önemli Not: Doping’e Hayır! Say No to Doping!